22 Kasım 2013 Cuma

Hayaller,hayaller...


Uzun süren bir hastalıktan ancak kurtulabildim. Bu sürede işe gitmeye devam ettiğim ve orada da sorunlar bitmek bilmediği için bu dönemi biraz zor ve uzun geçirdim. Hastalık geçmek bilmedi. Akşam tam "biraz iyiyim sanki "dediğim de sabah yine ceviz gibi bademcikler ve boğaz ağrısı ile yataktan kalkıyordum. İlaç kullanmayı sevmeyen ben, iyileşemeyince mecburen ilaç kullandım ama onlarda beni bol bol uyuttu. Sersem oldum iyice. Bloğuda ,sizlerin bloglarını da çok ihmal ettim . Bunu telafi etmeye çalışacağım. 
Bu arada okulda kızlarımın( öğrencilerim) da sorunları bitmek bilmedi. Biz çözmeye çalışıp onları sakinleştirmeye çalıştıkça başka bir tanesi öfkelenip,köprüleri yakmaya başlıyor. 
Gençlerin hayalleri var. Aslında hepimizin hayalleri var. Defalarca hayal kırıklıkları yaşasak bile yine de hayaller kurmaktan vazgeçemiyoruz. Masallarla,filmlerle,destekliyorlar bu hayallerini. Bir ev kuracaklar,güzel eşyalarla dolduracaklar,dünyayı gezecekler,güzel arabaları,çok kazandıkları işleri olacak. Ama bunları fazla çaba sarfetmeden elde edecekler. Çalışmadan mezun olacaklar,üniversiteye sınavsız girecekler yine aynı kolaylıkla mezun olup,onları kapıda bekleyen zengin işverenler tarafından işe alınacak ve çuvalla para kazanacaklar. Etraflarında gördükleri öyküler romantik komedi tarzında olmasa da onlar pespembe hayaller içindeler. Bu yıl staj yapıyorlar. Daha 2 ay oldu ama 2 ayın her haftası defalarca bırakmaya kalktılar stajı. "yok olmayacak hocam", "bu iş çok zor" " ben bunu yapamıyorum", "  çok yoruluyoruz" " çok çalışıyoruz" Halbuki en başından beri onlara gerçek bir tablo çizmeye, karşılaşabilecekleri durumlar,insanlar ve olayları anlatmaya çalışıyorum ki hazırlıklı olsunlar ve hemen vazgeçmesinler. . Ama diyorum ya gerçek tüm çıplaklığıyla karşınıza çıkmadan onun gerçekten olabileceğini bilemiyoruz. Herşeyin kolaylıkla elde edilemeyeceğini yaşayarak öğreniyorlar. 
O filmlerde izlediğimiz,kitaplarda okuduğumuz başarı öyküleri...Orada ki kahramanlar; kimse onlara inanmasa bile onlar vazgeçmeyerek hayallerinin peşinden gidip başarıya ulaşıyorlar. Tüm çabalarına rağmen hayatı boyunca hayal kırıklıkları peşini bırakmayan insanlar da var hayatta. Ama onları bilmiyoruz.  Mutlu sonlar filmlerdeki gibi  herkese kolay kolay rastlamıyor.  
Yani öğrencilerimin gerçeklik duyguları mı zayıf ? Hayır öyle demiyorum ,sadece hayal kurmayı seviyorlar. Ama  hayallerini gerçeğe dönüştürebileceklerini hiç düşünmüyorlar. Kendilerine inanmaları ve güvenmeleri gerek. Ve hayallerin birgün gerçek olabileceğine...
Genç kızların birçoğunda vardır sanırım bir kurbağayı prense dönüştürme hayali . Prenses kurbağayı öper ve bir prense dönüştürür. Onun gerçekten bir prens olduğuna inanır mı acaba? Yoksa kurduğu hayali mi gerçekleştirmeye çalışır...? 



Ben kendimi biraz toparlayıp öğrencilerimi de sakinleştirmeyi başardıktan sonra eve geldiğimde sakinleşmek için mutfağa attım kendimi. Kolay ve lezzetli birkaç tarif hazırladım bugün sizinle paylaşmak için. Biri CEVİZLİ ZEYTİN" Benzerini yazın Datça da yemiş ve çok beğenmiştim. Benim ki biraz daha kolay ama yine lezzetli bir versiyonu. 




CEVİZLİ ZEYTİN

Yeşil kırma zeytinlerin çekirdeklerini parçalamadan dikkatlice çıkarın. Zeytinlerinizin büyüklüğüne göre ceviz içinden parçalar kopararak dikkatlice zeytinlerin içine yerleştirin ve zeytinleri servis tabağına dizin. Servis etmeden önce üzerine sızma zeytinyağ ve bir miktar nar ekşisi sosu gezdirin.  




 Bir diğer lezzet milföy hamuru ile hazırlanıyor. Oldukça kolay. Bunun için rulo milföy daha uygun ama ben de yoktu ve kare milföy kullandım. 3 kareyi yan yana ekledim ve merdane ile hafifçe unlayarak üzerinden biraz geçerek incelttim ve ek yerlerini sabitledim. İç malzeme de ki sarımsak ve biberiye hoş  lezzet verdi. 

DOMATES SOSLU MİLFÖY

MALZEMELER

200 gr domates 
2 diş sarımsak
12 adet milföy hamuru ( 1 paket kare milföy kullandım)
40 gr beyaz peynir
2 sap taze soğan
2 adet yumurta sarısı
taze biberiye,tuz,karabiber,zeytinyağ

YAPILIŞI

Sarımsakları soyup dilimleyin. Soğanları ayıklayıp ince ince doğrayın. Tavaya bir miktar zeytinyağ koyup taze soğan ve sarımsakları içine atın. Biraz renkleri dönünce içine yıkayıp doğradığınız domatesleri ekleyin. Biraz çevirin. Beyaz peyniri ekleyin. Peynir erisin içinde. Baharatları ekleyip ılımaya bırakın ve robottan çekin. Milföyleri serin. Domatesli sosu ortasına yayın ve rulo yapın. Yumurta sarılarını çırpın ve fırça ile milföy rulosunun üzerine sürün.  Milföyleri iki parmak kalınlığında dilimleyin. Yağlı kağıt serili tepsiye dizin ve kaşığın tersi ile veya üç parmağınızla milföylerin üzerine hafifçe bastırın. 200 dereceye ısıttığınız fırında kızarana dek pişirin. Üzerine iri fesleğen yaprakları serperek servis yapın. 

Afiyet olsun. 










16 yorum:

  1. Ne yazık ki yeni nesil daha hazırcı galiba. Bunda biz ebeveynlerinde katkısı büyük ama. Aman oğlum/kızım bizim yaşadığımız zorlukları yaşamasın diye elimizden geldiğince önlerine hazır sunuyoruz galiba bazı şeyleri...

    Milföy tarifini de mutlaka deneyeceğim bu arada ;)
    İyi tatiller

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi bir şey yapmaya çalışırken,anne baba olarak aslında onu hazırcılığa,herşeye kolayca erişmeye alıştırdığımızı farkedemiyoruz. Yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  2. BU POSTU OKUMASAM IYIYMIS NEYSEM CANIM CEKTI COK HOS AMAERIKA SERVISLER HEDIYEM VAR BLOGUMA BEKLEIRM:) COK OPÜYORUM SEBNI

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için teşekkürler Bircan. Ama ben çekiliş ve mimlere katılmıyorum. Davetin için teşekkür ederim . Sevgiler.

      Sil
  3. aaa hasta olduğunu bilmiyordum bak. bana niye gelmedi bu kız
    diyordum bir de. neyse geçtiyse iyi oldu . zaten herkes hasta , geçen
    hafatasonu pelin çok hastalandı. sonra bana ve babamıza geçti. neyse ki
    atlattık. yakında görüşmek üzere..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size uğradıktan sonra bir yattım ki sorma. 2 hafta çok çektim şu boğazımdan. Neyse zor da olsa geçti ama beni de bitirdi. Yeni yeni toparladım.
      Sizlere de geçmiş olsun. ÖpÜyorum arkadaşım.

      Sil
  4. Hayal kurmak güzel ama inanmak ve hayallerin gerçekleşmesi için eylemde bulunmak da çok önemli .
    Şimdi ki gençlerin çoğu çabalamadan bir şeylere kavuşmanın peşinde ne yazık ki .

    Bu arada çok geçmiş olsun canım . Cevizli zeytini deneyeceğim.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ailelerinde maalesef ilgisiz olmasından kaynaklanıyor biraz da. Hayattan ve gelecekten fazla beklentileri yok çoğunun. Gençler de ümitsizliğe kapılıyor ve çabalama ihtiyacı duymuyor. Ama iş işten geçince çok üzülecekler. Ben de buna dayanamıyorum.
      Teşekkür ederim yorumun için Zeynep ciğim.

      Sil
  5. Geçmiş olsun...
    Cevizli zeytinin taıdnı merak ettim çok hoş gözüküyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hafif ve lezzetli. Daha çok meze olarak tüketilebilir. İştah açıcı aslında.

      Sil
  6. çok çok geçmiş olsun
    bu arad meze çok lezzetli gibi denemek lazım
    geçmiş öğretmenler gününü de kutlarım

    YanıtlaSil
  7. Canım çok geçmiş olsun :( bir daha tekrarlamasın kış boyunca inşallah.
    Ah o gençlik yılları akıllar bir karış havada..Kolaylıklar dilerim üzmesinler seni.sevgiler.

    YanıtlaSil
  8. Çok geçmiş olsun. İşte internetin faydalarının yanında gençleri böyle etkilemek gibi kötü yanları da var. O sanal oyunlar, arkadaşlıklar hayal dünyasında yaşamalarına sebep oluyor. Tarifler gene süper. Hele soslu milföyün görüntüsü inanılmaz. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız kendimize öylesine bir sanal dünya yarattık ki gerçek dünyaya adapte olamıyoruz.
      Teşekkür ederim İlhan Bey güzel yorumunuz için.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...