5 Aralık 2016 Pazartesi

SICAK,SIMSICAK MAHLUTA


Soğuk kış günlerinin vazgeçilmezi çorbalar. Kimi zaman tek başına bir ana yemek gibi,zaman zaman da sabah kahvaltılarında bir parça ekmekle mideler şenlenir.  Genel de pratik ve hafif olan tarifleri seçiyorum. Tabii ne güzel,ne farklı çorbalar yapanlar var biliyorum internet sayesinde ama eğer olur da denemek isterseniz Mahluta veya bazı yörelerde bilinen adı ile Mahulta.  



MALZEMELER

2 su bardağı kırmızı mercimek
yarım çay bardağı pirinç
1 büyük kuru soğan
1 limon suyu
5 su bardağı su
1 çay kaşığı kimyon
1 yemek kaşığı pul biber
1 çay bardağı zeytinyağ
Tuz

YAPILIŞI

Mercimek ve pirinci yıkayın. 5 su bardağı suda,tuz ve kimyon katarak koyulaşıncaya kadar kısık ateşte pişirin. Pişmeye yakın limon suyu ekleyin. Pişen mercimek ve pirinci, kıvamlı bir hale gelmesi için blendır ile bir kaç kez karıştırın. Çok pürüzsüz yapmanız gerekmiyor. 
Soğanı kıyın ve ayrı bir tavada zeytinyağında kavurun. Tavayı ateşten almaya yakın pulbiber ekleyin. Tenceredeki çorbanın üzerine gezdirin veya tabaklara çorbayı koyduğunuzda servis öncesi üzerine ekleyin.  
Afiyet olsun. 



22 Kasım 2016 Salı

BÜYÜK BİR AŞK; FESLEĞEN PESTOLU TAGLİATELLE


Kendimle uğraşıyorum bu aralar ben. Sosyal medyaya ayırdığım zamanı minimuma indirdim. Bunun tabii başka boyutları da var ama o ayrı bir yazının konusu olur. Çevremde ki her türlü güzelliği keşfetmeye daha doğrusu fark etmeye daha fazla çaba gösteriyorum. Sahip olamadıklarımdan çok olduklarım üzerine yoğunlaşıyorum. Rüzgarı saçlarımda,denizin kokusunu burnumda,kuşların cıvıltısını kulaklarımda hissettiğim günleri çoğaltmak istiyorum. Yoga ve meditasyon yapıyorum. Kendime daha fazla zaman ayırıyorum. Geçmişi yada geleceğin stresini düşünüp hayıflanmak yerine anı yaşamayı tercih ediyorum. Ve sık sık yeni tarifler deneyip mutlu olduğum şeyleri yapıyorum. Kısacası ben kendi adıma bebek adımları ile ilk ve son defa yaşadığım bu ömrümü kendi istek ve tercihlerime göre sakin sakin yaşamak istiyorum.

Vücut tipime göre,bana iyi gelen yiyeceklerden tüketmeye başladım. Şeker neredeyse hayatımda yok artık. Bu insanlık için küçük ama benim için büyük bir adım ve ben kendimle gurur duyuyorum. Kurabiyeler,kekler,hamurişlerine artık mutfağımda yer yok. Bazı arkadaşlarım için inanılmaz gibi geliyor ama gerçek. Gerçekten mi diyorlar,hiç mi yemiyorsun. Evet tatlı yada tuzlu hamur işi hiç yok,Rafine şeker esmer yada beyaz hiç yok. Sadece bazı öğleden sonraları Türk kahvesinin yanına bir tık bitter çikolata yiyorum ve yetiyor. 

Bu yıl oldukça yoğun çalışıyorum. Yaşadığım sağlık sorunları bu tempoyu karşılama konusunda motivasyonumu düşürse de enerjimi pozitif tutmaya çalışarak bunun altından kalkmaya çalışıyorum. Arada bir tatil olsa iyi olurdu tabii. Yoksa da ne yapalım. Vakit buldukça mutfakta terapi yapacağım artık kendime. Bu terapiler sırasında bu sıralar sık sık ev makarnası tagliatelle ve fesleğen buldukça pestosunu yapıyorum. Çünkü ve eve geldiğimde hazır bir yemeğe yada çabuk hazırlanan yemeğe ihtiyacım var. Evde denedikten sonra ne hazır sostan  nede makarna dan aynı tadı alacaksınız.  
Sosu sadece makarna da değil,üzerine yumurta kırarak yağda tüketebilirsiniz.  

FESLEĞEN PESTOSU

MALZEMELER

1 büyük bağ iri yapraklı fesleğen
1 büyük diş sarımsak
1 çay bardağı zeytinyağ
Tuz
2/3 çay bardağı çam fıstığı
1 su bardağına yakın parmesan(yoksa eski kaşar olabilir)

YAPILIŞI
Yağsız bir tavada fıstıkları hafif çevirin. Sarımsakları iyice ezin. Parmesanı rendeleyin. Rondo da fesleğeni zeytinyağ ile parçalayın. İçine diğer malzemeleri ekleyin ama artık uzun süre rondoyu çalıştırmayın sadece malzemelerin iyice karışmasını sağlayın. Kıvam vermek için ekstra zeytinyağ ekleyebilirsiniz. Tuzu kontrollü ekleyin ki peynirin tuzu olduğunu unutmayın. Kavanoza sıkıca aktarıp salçalara yaptığımız gibi üzerini örtecek kadar zeytinyağ ilave edip kapağını sıkıca kapatın. 

Afiyet olsun. 







EV YAPIMI MAKARNA

MALZEMELER (2 KİŞİLİK)

200 Gr un
2 yumurta 
bir tutam tuz
2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
(Eklenecek her 100 gr una 1 yumurta eklemelisiniz)

YAPILIŞI

Unu ve tuzu karıştırın. Havuz gibi açarak ortasına yumurtaları kırın ve zeytinyağını ekleyerek elinizle önce yumurta ve yağı karıştırın. Daha sonra büyüyen daireler çizerek yavaş yavaş etraftaki unlardan alarak karışımın kıvamını arttırın. Tüm malzemeyi karıştırdıktan sonra elimizle iyice yoğurarak çok da yumuşak olmayan bir hamur yapın. Bu malzemede su yok. Tüm lezzet yumurta ve yağdan geliyor. Hamuru yarım saat kadar dinlendirdikten sonra  ceviz büyüklüğünde parçalar alıp oklava veya merdane ile yufkadan biraz daha kalın olacak şekilde açıyoruz. Sonra da şeritler halinde kesip siz diğer hamurları açıp kesene kadar kurutuyoruz. Ben pratik kollu makarna açma ve kesme  makinesinde yaptım. Şeritleriniz serçe parmağınız kalınlığında ve uzun olursa Fettucine,daha ince bir genişliğe sahip olursa benim yaptığım gibi Tagiliatelle deniyor. Ben öyle yaptım çünkü makinemde sadece bu genişlik ve en incesi Spagetti var. Elde ki imkan buydu yani. 
Makarnalar hazır olduktan sonra kaynayan bol tuzlu suda çok kısa bir süre haşlayıp süzüyor ve tabii ki pesto ile kavuşmalarını sağlayıp afiyetle yiyoruz. 





30 Eylül 2016 Cuma

RİSOTTO MİLANEZ



Pirinç pek çok mutfak için çok öenmli ama özellikle Türk Mutfağı için ayrı bir öneme sahip. Pilavlar,dolmalar,sütlaçlar,çorbalar onsuz olmaz. Hatta pirinçsiz bir mutfak olmaz. Eğer evde kalmamışsa hayat damarlarından biri kopmuş gibidir o mutfağın. Ya lazım olursa; illa ki patates ve soğan gibi dolabın bir köşesinde bulunmalıdır. Bankada ki para gibi, çok değerli değil ama lazım olduğunda elin altında olduğunu bilmek bir güvence bizim için. Neyse;
Bir çeşit pilav diyebileceğimiz bir lezzet aslında Risotto. Daha çok pirinçten yapılmış olanı bilinse de buğdaydan yapılmış olanları da lezzet olarak pek de geride sayılamaz. İlk defa tadacaklar için biraz tuhaf gelebilir çünkü bizim pilavımıza göre daha sulu bir kıvamı var. Ayrıca Arbario denen bir pirinç türü ile yapılması daha uygun. En sadesi siz tarifini vereceğim şekliyle olsa da etli,deniz mahsullü veya sebzeli birçok çeşidini yapmak mümkün. bazı arkadaşlarım zor olduğunu düşünse de elinizde her yemek öncesi olduğu gibi malzemeleriniz hazırsa oldukça kolay.Yalnız risotto kesinlikle taze tüketilmeli ve asla beklemeden servis edilmeli.  Postun en altında Arbario pirinci ile bizim baldo arasındaki görüntü farkını paylaşmak istedim. arbario biraz daha iri ve tombul. Daha fazla su alma kapasitesine sahip. 

MALZEMELER

600 Gr tavuk suyu yaklaşık 4 su bardağı
bir tutam safran ama ben marketlerde satılan Aspir çiçeği kullanıyorum
1 adet soğan
1 diş sarımsak
30 gr sıvıyağ
2 adet defne yaprağı
1 su bardağı Arbario pirinci. (Metro markette veya büyük Migros larda bulabilirsiniz)
20 gr tereyağ
50 gr rendelenmiş parmesan (bulamazsanız eski kaşar kullanabilirsiniz veya sert tulum peyniri)
tuz,karabiber,zeytinyağ

YAPILIŞI

Tavuk suyunuz sıcak olmalı,safran veya Aspir çiçeğini küçük bir kase suda bekletin. Soğan ve sarımsağı ince doğrayın ve sıvıyağ eklediğiniz geniş bir tencerede defne yaprakları ile birlikte saydamlaşıncaya dek soteleyin. Pirinçleri ekleyin (yıkamayın) ve 2 dakika kadar kavurun. Pirincin üzerine tavuk suyundan 1 bardak dökün ve kapağı açık bir şekilde sürekli karıştırarak pişirin. Su iyice azalınca diğer bardağı ekleyin ve aynı işlemi tekrarlayın. Yaklaşık 20 dakika sürüyor. Son bardak suyu ekleyip de hafif suyunu çekince kenarda bekleyen bir kasedeki safranı suyu ile birlikte tencereye boşaltın. ve karıştırın. tereyağ,rende parmesan ilave edin ve karıştırın. Tuz ve karabiber ile tatlandırın. Risotto suyunu tam olarak çekmemeli biraz sulu bırakın. Ve hemen servis yapın. Çünkü beklediği süre de çok hızlı bir şekilde suyunu çekip pilava dönüşebilir. Tuzunu kontrollü koyun ki peynirde biraz tuzlu olduğu için fazla kaçabilir. Hemen servis yapın ve üzerine parmesan rendesi serperek ve biraz zeytinyağ gezdirip isteğe göre karabiber ilavesi ile sunabilirsiniz. 
Afiyet olsun


                                                        









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...