makarna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makarna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2016 Salı

BÜYÜK BİR AŞK; FESLEĞEN PESTOLU TAGLİATELLE


Kendimle uğraşıyorum bu aralar ben. Sosyal medyaya ayırdığım zamanı minimuma indirdim. Bunun tabii başka boyutları da var ama o ayrı bir yazının konusu olur. Çevremde ki her türlü güzelliği keşfetmeye daha doğrusu fark etmeye daha fazla çaba gösteriyorum. Sahip olamadıklarımdan çok olduklarım üzerine yoğunlaşıyorum. Rüzgarı saçlarımda,denizin kokusunu burnumda,kuşların cıvıltısını kulaklarımda hissettiğim günleri çoğaltmak istiyorum. Yoga ve meditasyon yapıyorum. Kendime daha fazla zaman ayırıyorum. Geçmişi yada geleceğin stresini düşünüp hayıflanmak yerine anı yaşamayı tercih ediyorum. Ve sık sık yeni tarifler deneyip mutlu olduğum şeyleri yapıyorum. Kısacası ben kendi adıma bebek adımları ile ilk ve son defa yaşadığım bu ömrümü kendi istek ve tercihlerime göre sakin sakin yaşamak istiyorum.

Vücut tipime göre,bana iyi gelen yiyeceklerden tüketmeye başladım. Şeker neredeyse hayatımda yok artık. Bu insanlık için küçük ama benim için büyük bir adım ve ben kendimle gurur duyuyorum. Kurabiyeler,kekler,hamurişlerine artık mutfağımda yer yok. Bazı arkadaşlarım için inanılmaz gibi geliyor ama gerçek. Gerçekten mi diyorlar,hiç mi yemiyorsun. Evet tatlı yada tuzlu hamur işi hiç yok,Rafine şeker esmer yada beyaz hiç yok. Sadece bazı öğleden sonraları Türk kahvesinin yanına bir tık bitter çikolata yiyorum ve yetiyor. 

Bu yıl oldukça yoğun çalışıyorum. Yaşadığım sağlık sorunları bu tempoyu karşılama konusunda motivasyonumu düşürse de enerjimi pozitif tutmaya çalışarak bunun altından kalkmaya çalışıyorum. Arada bir tatil olsa iyi olurdu tabii. Yoksa da ne yapalım. Vakit buldukça mutfakta terapi yapacağım artık kendime. Bu terapiler sırasında bu sıralar sık sık ev makarnası tagliatelle ve fesleğen buldukça pestosunu yapıyorum. Çünkü ve eve geldiğimde hazır bir yemeğe yada çabuk hazırlanan yemeğe ihtiyacım var. Evde denedikten sonra ne hazır sostan  nede makarna dan aynı tadı alacaksınız.  
Sosu sadece makarna da değil,üzerine yumurta kırarak yağda tüketebilirsiniz.  

FESLEĞEN PESTOSU

MALZEMELER

1 büyük bağ iri yapraklı fesleğen
1 büyük diş sarımsak
1 çay bardağı zeytinyağ
Tuz
2/3 çay bardağı çam fıstığı
1 su bardağına yakın parmesan(yoksa eski kaşar olabilir)

YAPILIŞI
Yağsız bir tavada fıstıkları hafif çevirin. Sarımsakları iyice ezin. Parmesanı rendeleyin. Rondo da fesleğeni zeytinyağ ile parçalayın. İçine diğer malzemeleri ekleyin ama artık uzun süre rondoyu çalıştırmayın sadece malzemelerin iyice karışmasını sağlayın. Kıvam vermek için ekstra zeytinyağ ekleyebilirsiniz. Tuzu kontrollü ekleyin ki peynirin tuzu olduğunu unutmayın. Kavanoza sıkıca aktarıp salçalara yaptığımız gibi üzerini örtecek kadar zeytinyağ ilave edip kapağını sıkıca kapatın. 

Afiyet olsun. 







EV YAPIMI MAKARNA

MALZEMELER (2 KİŞİLİK)

200 Gr un
2 yumurta 
bir tutam tuz
2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
(Eklenecek her 100 gr una 1 yumurta eklemelisiniz)

YAPILIŞI

Unu ve tuzu karıştırın. Havuz gibi açarak ortasına yumurtaları kırın ve zeytinyağını ekleyerek elinizle önce yumurta ve yağı karıştırın. Daha sonra büyüyen daireler çizerek yavaş yavaş etraftaki unlardan alarak karışımın kıvamını arttırın. Tüm malzemeyi karıştırdıktan sonra elimizle iyice yoğurarak çok da yumuşak olmayan bir hamur yapın. Bu malzemede su yok. Tüm lezzet yumurta ve yağdan geliyor. Hamuru yarım saat kadar dinlendirdikten sonra  ceviz büyüklüğünde parçalar alıp oklava veya merdane ile yufkadan biraz daha kalın olacak şekilde açıyoruz. Sonra da şeritler halinde kesip siz diğer hamurları açıp kesene kadar kurutuyoruz. Ben pratik kollu makarna açma ve kesme  makinesinde yaptım. Şeritleriniz serçe parmağınız kalınlığında ve uzun olursa Fettucine,daha ince bir genişliğe sahip olursa benim yaptığım gibi Tagiliatelle deniyor. Ben öyle yaptım çünkü makinemde sadece bu genişlik ve en incesi Spagetti var. Elde ki imkan buydu yani. 
Makarnalar hazır olduktan sonra kaynayan bol tuzlu suda çok kısa bir süre haşlayıp süzüyor ve tabii ki pesto ile kavuşmalarını sağlayıp afiyetle yiyoruz. 





12 Aralık 2012 Çarşamba

Evde Fazla Mesai


Dün fazladan çalışarak bugüne kalan işlerimi bitirdim. Sırf kendime ve eve biraz daha zaman ayırabilmek için. 
Evdeyim diye geç kalktığımı sanmayın. Yine sabahın köründe ayaktaydım. Güneş bile bu aralar geç doğarken ben neden erken kalkıyorum sanki? Aslında bir yönden iyi oluyor yapmak istediğim şeyler için daha fazla zaman ayırabiliyorum. 
Bugün sabahtan arkadaşlarımı görmeye gittim ve ilk çalıştığım okulu ziyaret ettim. Biraz sohbet ve anılardan sonra son çalıştığım okula gidip orada ki eski öğrencilerimi ve arkadaşlarımı gördüm. İyi geldi diyebilirim. Ne çok özlemişim. Dönüşte deniz kenarında yürüyüş yapmayı düşünürken hava o kadar soğuk ve rüzgarlıydı ki hemen eve döndüm. Gelir gelmez de mutfağa girdim. İki gün akşama kadar dersim olduğundan neredeyse üç günlük yemek yapmam gerekiyordu. Böyle uzun süre mutfakta ayakta kaldığım zamanlarda restoranlardaki şefler aklıma geliyor. Nasıl dayanıyorlar acaba diye düşünmeden edemiyorum. 
Ben bir yandan yemek yapıp bir yandan dağıttığım mutfağı temizlerken ve aynı anda da zavallı şeflerin ne kadar yorulduklarını düşünürken akşam oluvermiş. İşimi bitirdiğimde yaklaşık 5 saattir mutfakta olduğumu fark ettim. Şu anda ayaklarım çizgi filmler de üzerinden araba geçen ayaklar gibi şişip iniyor. Gözlerim yarı performansla çalışıyor ve ben Guffy gibi yatağa süzülerek girmek için sabırsızlanıyorum. 
Bu arada verdiğim örneklerden sıkı bir çizgi film izleyicisi olduğum belli oluyordur. Bir dönem yaptığım anaokulu öğretmenliğinin bana hatırası. 
Gelelim yaptıklarıma. Şu görmüş olduğunuz Balık çorbası hiç fotojenik değil ama bir o kadar lezzetli. Tabii eğer bir balık severseniz. Bu çorbayı sırf bloğa koyabilmek ve adam gibi bir poz verdirebilmek için bir hafta arayla üç kez yaptım. Ama çok sevildiği için kısa sürede bitiyor. Şu çorbanın lezzetini biraz olsun aktarabileceğim bir fotoğraf çekmeye çalıştım ama 20 dakikanın sonunda "Yeteeeeer " diye bağırmaya başladım neredeyse. Ben yemek fotoğraflarını yakında çekmeyi severim ama bu çorba var ya yakından çekilince "Iııııı" . Hiç çekici değil. Uzaktan da pek alımlı göründüğü söylenemez ama vallahi artık daha fazla ona poz verdirmeye çalışamayacağım. Görüntüyü boşverin Tadı muhteşem. Besleyici ve lezzetli. 




BALIK ÇORBASI

MALZEMELER

4 dal maydanoz
1 domates
1 soğan
1/2 çay bardağı sıvıyağ
Yarım palamut veya çorba olabilecek irice bir balık. Ben bazen uskumru da kullanıyorum.  ( temizlenmiş)
2 defne yaprağı
1 çay kaşığı tane karabiber
1 patates
1 havuç
1 çay bardağı pirinç
tuz

TERBİYESİ İÇİN

1 yumurta sarısı
1 limonun suyu

Maydanozu saplarıyla birlikte yıkayıp tencereye atın. Domatesi,dörde bölünmüş soğanı ve yağı ekleyin. Defne yaprağı,balık,karabiber ve tuzu ilave edin. Balığın ve sebzelerin üzerini geçecek kadar su ekleyerek balık pişene kadar haşlayın. Haşlanan balığın suyunu süzün. Balığı bir kaba alıp kılçıklarını temizleyin. Patates ve havuzu soyup küçük küpler halinde doğrayın. Balık suyunu bir tencereye alıp üzerine balık etlerini, doğranmış havuç,patates ve pirinci ilave ederek pişinceye kadar kaynatın. Yumurta sarısı ve limon suyunu bir kasede iyice karıştırın. Çorbadan bir kepçe alıp hazırladığınız terbiyeyle karıştırın. Karışımı çorbaya yedirerek terbiye edin. Kıyılmış maydanozla servis yapın. 




Diğer tarif de yine bizim çoooook sevdiğimiz HAVUÇLU VE DOMATESLİ FIRIN MAKARNA

MALZEMELER

Yarım paket fırın makarna
1 çorba kaşığı zeytinyağ
1 soğan
1 yemek kaşığı un
2 su bardağı süt
2 yumurta
2 yemek kaşığı domates rendesi
2 havuç
7-8 dilim pastırma
1 su bardağı rende kaşar peyniri
karabiber

YAPILIŞI

Soğanı soyup ince doğrayın ve zeytinyağında soteleyin. Unu ekleyip kavurmaya devam edin. Karabiber,çırpılmış yumurtalar ve azar azar sütü ilave ederek muhallebi kıvamına gelene dek pişirin. 
Pastırmaları dilimleyin, makarnaları bol suda diri kıvamda haşlayıp süzün. Domates rendesi ve rende havuçları da ekleyerek bir kapta malzemeleri karıştırın ve pişen sosun içine ekleyin. ' dakika kadar pişirin. Ocaktan alıp ılınması için bekletin ve bu sırada kaşar peynirini ekleyin. Bu makarna harcını haşlayıp süzdüğünüz makarna ile karıştırın. Isıya dayanıklı bir fırın kabını iyice yağlayın. Ben kabın dibine yağlı kağıt kesip yerleştiriyorum ve onu da yağlayıp daha sonra harçlı makarnayı kaba aktarıyorum. Üzerine bir kaşıkla düzeltin ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 30 dakika kadar pişirin. Fırından alın ve kalıbı ters çevirip servis tabağına alın. Kullandıysanız dipteki kağıdı çıkarmayı unutmayın. Dilimleyerek servis yapın. 
Bu tarifi isterseniz fırına atmadan önceki haliyle bulunduğu kapla birlikte üzerini sıkıca kapatıp dondurucuya atabilirsiniz. Misafiriniz geleceği zaman yada istediğinizde çıkarıp sadece cam kabın ısı farkından çatlamaması için oda ısısına geldikten sonra fırında pişirip taze taze servis yapabilirsiniz. Ben çok defalar buzluğa atarak kullandım ve lezzetinde bir farklılık olmuyor.  







İki tarifi de yazarken yoruldum. Çünkü artık sürekli yanlış tuşlara basıyorum. Anlatım garip ve kelimeler anlamsız gelirse üzgünüm. Şimdilik bu kadar. Umarım tarifleri dener ve beğenirsiniz. 

Afiyet olsun. 






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...