Bu aralar her işim acele. Her yere koşturuyorum. Sürekli saate bakıyorum. Sanırsın maraton koşacağım da ne kadar yaptığıma bakıyorum. Ortada da birşey yok ama. İş,ev vs. Sanki bir ben çalışıyorum. Ya da New York da falan oturuyorum da trafik,iş,ev zaman yetmiyor.
Bakıyorum da diğer blog dostlarım ne kadar düzenli devam ettiriyorlar bloglarını,düzenli takip ediyorlar,yorum yazıyorlar,ziyaret ediyorlar. Bir ben bilemedim sanırım bunun formülünü. Biliyorum aslında planlı olmak yeterlidir. Oldukça da planlı programlı biriyimdir ama olmadı mı olmuyor demek ki.
Bu yazıyı verdiğim aralara kılıf olsun diye yazdığımı sanmayın lütfen. Gerçekten zaman bulamadım. Bulduğum zamanda da kendimi veremedim. Aklım hep başka başka yerlerdeydi. Bugün itibariyle tatile girdik diyeceğim ama yarın sabah erken saatte bir sınavda görevliyim. Arkasından da ailemi görmek için Ankara ya gidiyorum. Hafta ortasına kadar oradayım. Sonrası eve geri dönüp ertesi sabah tatile gidiyorum. O kısım sürpriz olsun. Evde valiz bile hazırlayamadım daha. Hafta sonu tatile girmeden önce bütün evi ayağa kaldırıp köşe bucak temizledim. Ev bitti ama ben de bittim anlayacağınız.
Aslında bu tür bir yazı yazmak istemediğim için ertelemiştim hep postumu. Çünkü sürekli o öyle oldu,bu böyle oldu demek hoşuma gitmiyor. Neyse fazla uzatmadan bu son olsun diyeyim o zaman. Bilin ki arayı açarsam yine kafayı toplayamadığımdandır.
BUĞDAY ÇORBASI
MALZEMELER
1 su bardağı buğday
1 tavuk göğsü veya butu
3-4 su bardağı su
2 su bardağı yoğurt
1 yumurta
YAPILIŞI
Buğdayı yıkanıp haşlanır. Tavuk eti de 4 su bardağı su ile haşlanır. Etleri didikleyip, buğday ve tavuk suyu ile beraber bir tencereye alın. Başka bir kapta yumurtayı yoğurt ile çırpın. Çorbanın ısınan suyundan biraz alarak yoğurda ilave edin ve terbiyeyi ılıştırın. Yoğurtlu karışımı yavaş yavaş bir yandan tenceredeki çorbayı karıştırarak ilave edin. Kaynayınca ocaktan alıp tuzunu ilave edin. Tavada bir parça tereyağ ve pulbiber kızdırıp çorbanın üzerine dökerek sıcak servis yapın. ( Ben tereyağ yerine zeytinyağ kullandım)
Afiyet olsun.
Bugün öğrencilerime karnelerini verdim. Hepsi süslenmiş, heyecanlı ve meraklı. Gözler pırıl pırıl. Bütün dönem uyuyanlar bugün capcanlı. Aldıkları karnelerle kiminin yüzü düştü kiminde yine kocaman bir gülümseme. Korsan gemilerinin bayrakları gibi karneler bazı ellerde sallandı. Ben istemeden de olsa bugün bazı öğrencilerimi mutsuz ettim ama sizin tüm haftasonunuz ve yaşamınız mutluluka geçsin.
Mutlu haftasonları diliyorum.
( Bu arada çorba arada kaynadı sanmayın. Soğuk havalarda çok iyi gidecek doyurucu ve lezzetli bir çorbadır kendisi)