23 Ağustos 2016 Salı


MASAL

Hansel ile Gretel masalını çok severim ben. Bir babanın çaresizlik içinde çocuklarını ormana bırakması mı yoksa o çocukların evi bulmak umudu ile ekmek kırıntısı serpme planları mı bana daha acıklı gelirdi bilmem. Sanırım babadan çok kötü üvey anneye kızardım,çocuklarını terk etme fikrini babanın aklına soktuğu için. Kardeşler yiyecek bulma umudu ile dolaşırken cezbedici görüntüsü ile baştan çıkaran bir kulübenin karşılarına çıkması ve kötü cadıya karşı verdikleri mücadele hep etkilemiştir beni.
Peki ya Kibritçi Kız. Tek başına sokaklarda yaşayan ve soğuktan donmak üzere olmasına rağmen elindeki kibritleri satmaya ve sonrada onlarla ısınmaya çalışan kızın yaşadıkları...her ikisinde de karşılaşılan tüm zorluklara rağmen ayakta durma ve mücadele gücü.
Bu iki masalı hep çok acıklı bulmuşumdur.
Hepimizin hayatındaki zorluklar, bizleri belki daha güçlü kılanlar yada yıkıp yok edenler. 
Ben Grimm kardeşlerin yerinde olsaydım o kadar güçlü ve soğukkanlı durabilir miydim? 
Hayır,sanmıyorum. 
Benim toparlanmam ve mücadele edebilmem için önce durup bir duvara yaslanıp bir iki soluklanıp ancak sonra "Edriaaaaaan" diye bağıran Rocky misali devam etmem daha mümkün. Zor bir dönem geçirdim. Belki birçok insana göre daha şanslı olduğumu biliyor ve bunun için şükrediyorum ama geride bıraktığımı ümit ederek unutmaya daha doğrusu bastırmaya çalıştığım 2,5 yıl önce atlattığım hastalığımın tekrarlaması beni bir süreliğine her şeyden kopardı. Psikolojik olarak zor dönemler geçirdim ama iyi ki dostlarım ve ailem vardı hep yanımda. Dedim ya hemen kalkıp yıkılmadım diyemem bunun için zaman lazım ama oyalanmak için daha fazla çalıştım. Kendi kendime projeler ürettim. Bol bol yeni tarifler denedim, İnstagramda gezindim ve hiç boş durmadım.
Mevlana nın şu sözünü de kendime düstur edindim.
"İnsanı gördüklerinden ibaret sayma,göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi,dışı sadece biz manzara"

Artık yazma zamanı gelmişti sanırım.
Zamanında fakirlikle mücadele ederken lezzetten vazgeçmeden bayat ekmekleri değerlendirmesini iyi bilmiş İtalyan kadınları. Bu tarif hem kolay hem de lezzetli olması ile bu yaz sık sık uyguladığım tariflerden biriydi. İtalyan mutfağının klasiklerinden. Yokluğun izlerini taşıyor.

PAPPA AL POMODORO (DOMATES VE EKMEK ÇORBASI)

MALZEMELER

3 diş sarımsak
1 küçük soğan
1/2 kilo domates
1/2 demet doğranmış fesleğen(yoksa nane kullanabilirsiniz)
3 dilim önceki günden kalan ekmek(isterseniz taze ekmeği biraz fırınlayarak yada ekmek kızartıcıda kızartarak da kullanabilirsiniz)
zeytinyağ
tuz karabiber

YAPILIŞI

Sarımsak ve soğanı incecik doğrayın ve bir tencerede, zeytinyağında şeffaflaşana dek pişirin. Kabukları soyulmuş ve doğranmış domatesi ekleyin. (Domatesleri çok küçük doğramayın arada iri parçalar kalsın. karıştırırken kaşıkla kabaca ezerseniz yerken daha güzel oluyor.) 15 dakika kadar pişirin.  Küp kestiğiniz ekmekleri ekleyin ve karıştırın. Baharat ve fesleğeni ekleyin ve 10 dakika kadar daha pişirin. Normalde içine su eklenmiyor ama Suyu az gelirse biraz su ilave edebilirsiniz. Yaz domatesleri ile yapıldığında su eklemeye gerek kalmıyor. Yoğun bir kıvamı olmalı. tabağa aldıktan sonra bir miktar zeytinyağ gezdirerek servis edebilirsiniz. 



2 yorum:

  1. Öncelikle çok geçmiş olsun ve dilerim bir daha hiç uğramasın rahatsızlığınız.
    Çok hoş bir yemek olmuş. Fesleğen ve domates bir araya gelsin yeter zaten lezzet patlaması için.
    Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. oh nihayet geri döndün yazılarına. inşllh bu yıl
    yazılarımız açısından bereketli olur, nedense instgrm yüzünden
    blogların papucu dama atıldı. yazın zaten hiçbirşey yapamaz olduk. Allah
    sağlıkta verirse bu yıl daha iyi olur inşllh, birbirinden
    güzel ve lezzetli tariflerini bekliyoruz..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...