atıştırmalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atıştırmalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Döner Dönmez


Bu yıl kısa bir sürede olsa küçük molalarla, bir göçebe misali oradan oraya yaptığımız tatilden sonra eve dönmek bahar havasında alınan derin bir nefes gibiydi. Dönünce gerçek dünyaya da balıklama dalıyorsunuz tabii. Sanki dönmenizi kapıda bekleyen bir sürü şey var. Beklesinler sırayla yapmaya başlıyorum işlerimi.
Mutfaktaki bulaşık makinesinin üzerine örtüyü yapalı uzun zaman oldu hatta birkaç farklı kumaş ile yaptığım için değiştirerek kullanma imkanı da sağlıyor bu bana. Beyaz eşyaların o görüntülerinden benim gibi sıkılanlar için pratik. 
Arada lavantalar,bazen güller bazen ağaç dalları bile evde kullandığım tamamlayıcı objeler.









Lavabonun büyük olması bana bir şeyleri yıkamada büyük kolaylık sağlıyor. İkea da ki çift bölmeli olan lavabolardan almak istemiştim ama mutfak planı onun ölçülerine pek uymadı. Şimdi bakıyorum da pek de gerekli değilmiş. Boşuna yer işgal ederdi mutlaka. 






Mevsim yaz olunca da mutfakta geçirilen zamanı daha kısa tutuyorum ben. Hatta pek yemek yapmak bile istemiyorum. Böyle tariflerde tam da bu durumlar için ideal. 

FIRINDA PEYNİR
MALZEMELER
500 gr peynir
4 iri domates
2 diş sarımsak rendesi
2 yemek kaşığı zeytinyağ
1 büyük soğan (piyazlık doğranacak)
tuz,karabiber

YAPILIŞI
Yağlı kağıdı kişi sayısına göre yemek tabağı büyüklüğünde kesin ve bir tarafına en alta birkaç domates dilimi yayıp,üstüne soğan,iki dilim peynir ve tekrar domates koyun. (Ben Ayvalık dan aldığımız karabiberli saganaki peyniri kullandım. Beyaz peynir dahil istediğiniz peyniri kullanabilirsiniz.)En üste sarımsak serpip,tuz ve karabiberini attıktan sonra yarım kaşık kadar zeytinyağ gezdirin. 
Sonra yağlı kağıtları domatesli peynirlerin üzerine kapatıp kenarlarını da hava almayacak şekilde sıkıca burarak kapatın. Yada bohça şeklinde de kapatabilirsiniz. 120 dereceye ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin. Yanında veya üzerine koyarak ekmek dilimleri ile servis yapabilirsiniz. Ekstra lezzet için ekmek dilimlerinin üstüne sarımsak sürerek de tatlandırabilirsiniz.
Kolay ve inanılmaz lezzetli oluyor. tavsiye ederim.  

Afiyet olsun












21 Temmuz 2014 Pazartesi

Hayal Kırıklığı...



 Herkesin hayal kırıklıkları, onları hüsrana uğratan insanlar vardır, bazen de bunu kendi kendimize yaparız. Her hüsran bir ders olsa da hep birşeyler beklemeye,hayaller kurmaya devam ederiz.Tıpkı bir sardunya gibi. Kırılan yerden tekrar ek yeşersin.  Kurulan hayallerdir aslında biraz da bizi ayakta tutan. 
Hayatımızın bir döneminde belki de çoğumuz kendimizi mitoloji deki Sisyphos gibi hissetmişizdir. Hilekarlığının cezası olarak Sisyphos tanrılar tarafından büyük bir kayayı dik bir tepenin doruğuna yuvarlamaya mahkum edilmiştir. Tanrılar yararsız ve umutsuz bir çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünerek vermişler bu cezayı Sisyphos a . Sisyphos tam tepenin doruğuna ulaştığında kaya her zaman elinden kaçmakta ve Sisyphos her şeye yeniden başlamak zorunda kalmaktadır. Homeros un Odysseia da der ki; Sisyphos' u gördüm korkunç işkenceler çekerken; Yakalamış avucuyla kocaman bir kayayı ve kollarıyla,bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru. İşte kaya tepeye vardı varacak,işte tamam. Ama tepeye varmasına bir parmak kala,bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri,aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya. O da yeniden itiyordu kayayı bütün kaslarını gere gere,kopan toz toprak habire aşarken başının üstünden. O da habire itiyordu kayayı kan ter içinde."Aslında burada birçok yorumcuya göre Sisyphos kaderine boyun eğerek itmiyordu kayayı tekrar ve tekrar,o kaderine inat her seferinde başarabilirim diyerek çaba sarfediyor ve yine deniyordu. 
Kaybedenlerin en çok söyledikleri sözdür"Neden Ben?". Eğer bu cümleyi çok sık kuruyorsak ;Ya hayal kırıklıklarımızdan ders almıyoruz,ya da  yanlış insanlar üzerine hayal kuruyoruz.Güçlü olan,yıkılmadan devam eden insanlar da her defasında "Allah kimseye taşıyamayacağı yükü vermez " derler. Biraz da budur belki tekrar dik durmamızı,devam etmemizi sağlayan şey.  Hayallerinin peşinden koşan ama sık sık ezilen,yenilen ve hayallerinden vazgeçmemek için hayatlarından vazgeçen insanlar da çoğunlukla çocuklarına hep gerçekçi olmayı telkin ederler. "Aman ha boş hayaller kurma,elindekiyle yetin,kaderinde ne varsa o,her şey olacağına varır,her şey kısmet " sözleriyle yetiştirirler çocuklarını. Gerçekçi olup daha az acı çekerek daha mı mutlu olunuyor acaba? hangisi doğru? Madalyonun diğer tarafına baktığınızda acaba  hayal kırıklığını yaşamak mı yoksa yaşatan olmak mı zordu? 
Dostoyevski; "Aslında insanı en çok acıtan şey hayal kırıklıkları değil. Yaşanması mümkünken yaşayamadığımız mutluluklardır" demiş. Bilmem; kendimizle ilgili olan kısmında belki ama sevdiklerimiz ile ilgili olan kısmında hala beklentilerimizin sebep olduğunu düşünüyorum. 

Can Dündar’a göre ise üç şeyin kırılması can yakıcı: kalbin, gururun, hayalin. Hiçbir kırık çıkıkçının tedavi edemeyeceği kadar ağır hasara yol açacak söz ise: “Sana inanmıştım.”

Bu post da böyle olsun olur mu? Ben sardunyamı tekrar yeşertmeye çalışırken ağzınızı tatlandıracak ve yerken sizi mutlu edebilecek basit bir tarif vereyim. 


BRUSCHETTA( Bruşetta)

Malzemeler
3 domates
3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı balzamik sirke yoksa nar ekşisi
1 avuç fesleğen
zeytinyağ,tuz 

Domatesin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayın. Sarımsakları ezin. Bir kapta sarımsak,sirke,tuz ve küp doğradığınız domatesleri harmanlayın. 1 avuç fesleğeni incecik kıyıp karışımın içine ekleyin ve karıştırın. Ekmekleri yanmaz bir tavada çok çok az zeytinyağında kızartın yada ekmek kızartmada kızartıp üzerine zeytinyağ sürün. Domatesli harçtan üzerine paylaştırın. Biraz daha fesleğen ve zeytinyağ gezdirerek servis yapın. 




Afiyet olsun. 





30 Kasım 2013 Cumartesi

Üzümlü Tatlı Ekmek


Bu aralar bizim evin favorisi bu üzümlü tatlı ekmek. Fırından pişerken kedinin ciğer beklediği gibi bekleniyor başında. Çay demlenmiş,fincanlar hazırlanmış,dakikalar sayılıyor. Çıkar çıkmaz dilimlenip kapışılıyor. Evde ki konuklarım bile başta kibarca gülümseyerek izleseler de bu sahneleri, ilk ısırıktan sonra ağızda patlayan üzümlerin verdiği serinlik ve ekmeğin çok hafif tatlımsı lezzeti ile birleşince,üzerine de hoş bergamutlu bir yudum çay içilince aynı mutluluğu misafirlerimin yüzünde görmek de keyifli oluyor. 
Yiyenlerden övgüler alınca paylaşmadan edemedim bu tatlımsı ekmeği. Sarı ve pembe ,kırmızı,siyah üzümleri karışık kullanırsanız görüntü rengarenk daha hoş oluyor ama havaların serinlemesi ile bu hafta ben pazara çıkmaya cesaret edemedim ve  evde sadece iri siyah üzüm vardı. Büyük olanları ortadan bölerek kullandım. Başka meyvelerle de yapılabilir ama üzümün ısırılınca ağızda dağılan suyu çok güzel oluyor. Diğer meyveler aynı hissi vermeyebilir. 
Ama mutfakta olmaz diye de birşey yoktur. Farklı tatlara ve yeni deneyimlere açık olmak gerek.   




ÜZÜMLÜ TATLI EKMEK

MALZEMELER

250 gr un
50 gr toz şeker
190 ml ılık süt
15 gr maya
1 avuç kadar tane üzüm
10 gr sıvıyağ

YAPILIŞI

Unu bir kaba alın ve ortasını açın. Şekeri,sütü ve mayayı ekleyip karıştırın ve üstü kapalı ,1 saat mayalanmaya bırakın. ( ben bu aşamayı ekmek makinesinde yaptım ve mayalanınca aldım)
Üzümleri yıkayıp iyice süzdürün. Büyük olan taneleri ortadan ikiye bölün. Hamuru tezgahta yoğurup dikdörtgen şeklinde açın. (yaklaşık 30 a 20 santim gibi) Üzerine fırça ile su sürün ve üzümlerin yarısını hamurun yarısına paylaştırıp hafifçe bastırın. Hamurun boş kalan kısmını üstüne kapatıp tekrar bastırın. Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine nazikçe,hamuru fazla sündürmeden alın. Hamurun üzerine bıçakla derin kesikler atın ve aralarını hafifçe aralayın. Üzerine tekrar su sürün ve kalan üzümleri hamura bastırarak yerleştirin. Üstünü kapatarak 15 dakika daha bekletin. 200 dereceye ısıtılmış fırında yaklaşık 15-20 dakika pişirin ve servis yapın. Şeker miktarı isteğe göre arttırılıp azaltılabilir. Ben hafif tatlı sevdiğim için verdiğim miktar bize yeterli geliyor.   

Afiyet olsun. 










Bu ekmek piştikten sonra uzun uzun kompozisyonu hazırlayıp, defalarca fotoğrafını çekmek bekleyenlere işkence olacağı için pek mümkün olmadı. O nedenle fotoğraflar alelacele çekilmiştir. 






25 Temmuz 2012 Çarşamba

Waffle yada Kızarmış Ekmek


Tatlı sever biri olarak evde mutlaka şekerli birşeyler bulundurmaya çalışırım. Kurabiye,kek,NUTELLA hiçbiri olmazsa bal. O kriz anlarını atlatmama yardım ederler. Ama artık suni şekeri beslenmem den çıkarmaya çalışıyorum. Bu sıcaklarla herkes gibi vücudum halsiz düşüyor ve enerji için şekere daha fazla ihtiyaç duyuyorum. Yaz olunca da en çok hafif ve soğuk tatlılar ilgimi çekiyor. 
Bugün tatlı için waffle hazırladım. Bunu yapmak için waffle makinesinin olmasına gerek yok aslında. Neden böyle söylüyorum. Çünkü denedim. Benim tost makinemde değiştirilebilir kapaklar sayesinde waffle yapabiliyorum. Eğer isterseniz tost makinesinde de waffle yapabilirsiniz. Yapımı çok kolay. 

WAFFLE

1 yumurta
1 tatlı kaşığı şeker
1,5 su bardağı süt
1/4 su bardağı sıvıyağ
1 çay kaşığı tuz
1+ 3/4 su bardağı un
1 paket kabartma tozu

Tüm malzemeleri el mikseri ile iyice karıştır ve iyice kızmış tost makinesi veya waffle makinesini yağlamadan yaklaşık 1 kepçe hamur karışımından dök. Kapağını kapat ve kızarana dek pişir. Pişip pişmediğini arada kontrol edebilirsin. 
Ben üzerine sürmek için lor peyniri ve küçük kutularda satılan sıvı krema karışımı kullandım. Miktarı ve oranları istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Küçük bir çerez kasesi kadar lor peynirinin üzerine labne kıvamına gelene dek kaşıkla krema koyup bir yandan da karıştırdım. Bir kaç yemek kaşığı krema yeterli oluyor. Denemedim ama labne peyniri de alternatif olabilir. Waffle ın üzerine peynir krema karışımını sürüp meyve dilimleri dizdim ve bir miktar bal gezdirdim. Ve biraz nane yaprağı. Müthiş oldu. 




Tost makinesinde yapılmış waffle. Lezzet aynı sadece görüntüsü farklı oldu. 


Bu da waffle yapmak istemeyenler için kızarmış ekmekle yapılmış aperatif. Malzeme ve sunum aynı . Tek fark waffle yerine kızarmış ekmek kullandım. Hiç fena olmadı. 



Afiyet olsun. 

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Atıştırmalık ve İlk Kiraz



KREP İÇİN

1,5 su bardağı un
1 su bardağı süt
1 yumurta
1 çay kaşığı pudra şekeri
1 yemek kaşığı zeytinyağ
Bir tutam tuz

İÇİ İÇİN 

2 patates
3 diş sarımsak
1/2 çay bardağı kaşar peyniri
kekik,maydanoz,tuz
mercan köşk,biberiye

Patatesleri haşlayıp rendeleyin. Kıyılmış sarımsak ve baharatları ekleyin.
Krep için tüm malzemeleri iyice karıştırın. Yapışmaz yüzeyli bir tavada çok az zeytinyağ ile küçük bir kepçe hamur karışımından döküp eşit dağılması için tavayı hafifçe sallayın. Hamurun üzeri göz göz olana dek pişirin ve arkasını çevirin. Tüm hamuru aynı şekilde pişirin.
Patates ve taze otlu iç harcı kreplerin üzerine paylaştırın. Kreplerin karşılıklı iki ucunu harcın üzerine kapatın. Taze otlarla süsleyip sıcak servis yapın.
Afiyet olsun.



Yapmayı düşündüğüm bir proje için ağaç dalına ihtiyacım vardı. O nedenle akşam saatlerinde bizim bahçeye doğru yollandım. Gözüm bizim emektar kirazın kurumuş dallarında gezindi. O kadar yaşlı ve bakımsız ki ....Yıllar boyunca sahipleri bahçe ile ilgilenmemiş, yani bizden değil. Arada bazı dalları kurumuştu. Kafamdakine en uygun dalı bulabilmek ve ağaca zarar vermemek için uzun zaman harcadım. Ben işimi görebilecek türde olanları kırıp alırken gözüm yaprakların arasındaki kirazlara takıldı. Olmamıştır diye düşündüm. Zira haftasonu ilk gördüğümde Aaaaaaa kirazlar olmuş diyerek atlamış ve bir kaç saniyede üç beş kiraz yemiştim. Meğerse daha olgunlaşması gerekiyormuş çünkü tadı erik gibiydi. Bu kez o nedenle temkinliydim. Önce en kırmızısından bir tane seçtim. Mmmmmm tatlı. Sonra bir tane daha ??????? Bir tane,bir tane daha. Evet olmuşlar. Bu arada bir avuç toplamışım hala da toplamaya devam ediyorum. Üzerimdeki hırkanın ucunu kaldırarak doldurabildiğim kadar doldurdum. O anda kendimi çocuk gibi hissettim. Hani evde önüne her türlü yemeği koyarsınız da burun kıvırır,sonra başkasının yanında bunu da bunu da diye tutturur. Sanki hiç yememiş gibi. Benim halimde aynen öyleydi işte. Belki daha sonra kirazlı tarifler paylaşırım sizlerle. Belki.......


Tarifin orjinali:Lezzet




16 Nisan 2012 Pazartesi

Milföy çeşitlemesi



Bu aralar kendimi elişine verdim de verdim. Herşey ortada,hepsini birden yapmaya çalışıyorum. Bir yandan malzeme arıyorum,bir yandan kafamda yapılışını canlandırıyorum,bir yandan ufak ufak uygulamalara başladım . Çok meşgulüm çok.
Uzun uzadıya tariflere,denemelere vaktim yok bu aralar. Ama çayın yanına birşeyler yapmak lazım. Biz ev ahalisi olarak severiz atıştırmalıkları. Böyle zamanlarda benim kurtarıcım milföy hamuru. Hem tatlıya hem de tuzluya yakışıyor. Aman aman tarifi verilecek şeyler değil bana göre ,sadece nasıl yaptığımı anlatabilirim. Biz beğenerek yedik,hatta çayla silip süpürdük. Bu çekilen ikinci partinin fotoğrafları olur kendileri.
İlkinde toz şeker ve tarçın karışımını milföyün üzerine sıvadım. Damak tadınıza göre miktarları ayarlayabilirsiniz. Resimde iki adet kare milföy var. Ben 3 tatlı kaşığı toz şekere 1/3 çay kaşığı tarçını karıştırdım ve elimle hamurun heryerine sıvadım.



Her iki taraftan yuvarlayarak ortada birleştirdim. Bu arada için dökülmemesi için dikkatli yuvarlamak gerek.  


Yuvarlanan milföyler bir parmak genişliğinde kesilir. Dökülen şeker ve tarçın karışımı hamurun iki tarafına bulanabilir. Üstten hafif bastırılarak katların yapışması sağlanır.


Üzerine yumurta sarısı sürmeye gerek kalmadan 200 dereceye ısıtılmış fırında kızarana dek pişirilir.


6 adet kare milföy resimde görüldüğü gibi kenarlarından bastırılarak birleştirilir veya rulo milföyde kullanılabilir. Bizim küçük kasabada maalesef öyle şeyler bulunmuyor. Kenarlarına çerçeve yapılarak ortası kabarmaması için çatalla delinir.


Bir kısmını da denemek için kalpli kalıpla yaptım. Aynı aşamaları uyguladım. Çerçeveye yumurta sarısı sürülerek 200 dereceye ısınmış fırında pembeleşene dek az miktar pişirilir.


Ortası için aynı miktarlarda krema,labne ve lor peyniri karışımı çatalla iyice ezilir ve milföy tartlarının ortasına taşmayacak şekilde paylaştırılır. Üzerine ince kesilmiş domates dilimleri dizilip tekrar fırına verilir ve hamurun kenarları kızarana dek pişirilir. Sıcak servis yapılır.




Afiyet olsun.






8 Mart 2012 Perşembe

elmalı çıtırlar


Kolay,tatlı ve ev yapımı atıştırmalık istiyorsanız bence bu tam öyle bir tarif. Fırında çıkar çıkmaz kısa sürede tükendi. Elma meyve olarak bizim evde tüketilmese de ben her türlü hamur işinde ve tatlıda çok severim. Özellikle tarçın,ceviz.karanfil,tereyağ bence elmaya çok yakışır. Bu tarifte bunların hepsi var.



1 yufka
3 adet kırmızı elma
3 çay kaşığı toz şeker
1 tepeleme çay kaşığı tarçın
2 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı ince dövülmüş ceviz
çok az zencefil rendesi veya çay kaşığının ucu ile zencefil tozu
1 adet dövülmüş karanfil

Elmaları soyup rendeleyin ve tereyağında suyunu çekene kadar pişirin. Ardından baharatları ilave edin ve en son cevizi ekleyip karıştırın. Karışımı bir yufkanın yarısına sürün ve yufkanın diğer yarısını üzerine katlayıp bir yarım daire elde edin. Pizza keseceği ile şeritler kesin ve yağlanmış fırın tepsisine dizin. Şeritlerin uzunluğunu istediğiniz biçimde ayarlayabilirsiniz. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 15-20 dakika pişirin. Fırından çıkınca biraz yumuşak olsalarda dışarıda bekleyince çıtırlaşıyorlar.


7 Mart 2012 Çarşamba

ben yaptım ben yaptım



                  "Yaşasın yaşasın sufle yaptım. Ben yaptım".
Bugün işten biraz keyifsiz geldim. Açıkçası bloğa birşeyler koymak niyetinde değildim. Oturdum, oturdum, saate baktım,canım sıkıldı. Havaya baktım henüz aydınlıktı. Dayanamadım kalktım ve sufle yaptım. Suflelerin ne kadar çabuk söndüklerini okumuştum. Hazırlıklıydım. Fonu hazırladım,makinemi getirdim. Sufleler balon gibi kabarmıştı. Mutluydum sufle yapmıştım. Sufleleri alıp son hızla masaya koydum ve yine son hızla makinemi alıp arkamı döndüğümde sufleler çökmüştü. Elimde makine kalakaldım. Tek söyleyebildiğim
"Ama ben ,ama ben daha çekmedim."
Kendime gelip birkaç poz çektim ama sürekli söylendim.
 "Hain sufle , hain sufle sana küstüm."
 "Yaaaa gerçekten kabarmıştı"
"Görürsün sen bir dahakine seni sönmeden yakalayacağım" 





POPOVERS

3 yumurta
1 su bardağı süt
40 gram eritilmiş tereyağ
1 su bardağı un
1/4 çay kaşığı tuz

Fırını 190 dereceye ayarlayın. Bir kasede yumurta,süt ve tereyağını mikser yardımıyla 5 dakika çırpın. Un ve tuzu ekleyin,ancak çok fazla karıştırmayın. Sufle kalıplarını fırça ile yağlayın. Karışımı sufle kaplarına,3/4 ünü dolduracak şekilde paylaştırın. Fırının orta rafında 25 dakika pişirin. Pişirirken sakın kapağını açmayın. Yanına reçel,nutella,krem peynir ile servis yapabilirsiniz.
Ben birdahakine içine biraz eski kaşar rendesi koymayı düşünüyorum.



Tarif: Gamze Bursa /Net 425 gr

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...