12 Ocak 2014 Pazar

Portakallı,Tahinli Kabak Tatlısı


2014 başladığından beri bir süredir devam eden göz rahatsızlığım daha da şiddetlendi. Eylülden beri herhangi birşey okurken veya televizyona bilgisayara bakarken aniden giren baş ağrıları ve gözlerimde sulanmalar yaşıyordum. Yakını görmekte zorlandığımı, ders anlatırken notlarıma bakarken sorun yaşamamdan farkettim ama yaşlandığımı düşünmek istemediğimden konduramadım. Ta ki ;artık masamda bir yığın yazılı kağıdı birikene ve ben bilgisayardan nefret eder duruma gelene dek. Tahmin ettiğim gibi hem hipermetrop ve sürpriz olarak yanında astigmat. Harfler,satırlar birbirine karışıyor. Takip edemiyorum. Sonunda kendimi gözlüklerden gözlük beğenirken buldum. Aman yaşlı gösteren bir model olmasın diye en canlı modellere baktı gözlerim. Evdeyken bile parmağımda yüzükle duramayan ben o gözlüğü nasıl kullanacağımı hiç bilemedim. Ara ara takmaya başladım ama çok zorlanıyorum. Bu yazmayı ihmal etmemde  mecburiyetten biraz. Şu bir paragrafı yazarken bile hep yazım hatası yapıyorum. Sürekli silip başa dönmek zorlayıcı oluyor ve artık yazarken zorlanıyorum. Bu süreçte kendimi yine ruhen tedavi etmek için mutfağa attım,yeni şeyler yaptım,çektim,biriktiler. Gözlüğüme alıştıkça yazmaya başlarım ama bu arada teknoloji düşkünü olan ben tüm hasretimi ihmal ettiğim instagram hesabımla giderdim. Tarif yazamasam da sevdiğim fotoğraflarımı paylaştım. Kendimi instagrama vurdum yani. 
Hızlıca tarife gelirsek; Kolay,herkesin bildiği ama basit uygulamalar ile daha hafif ve portakal aromalı lezzetli bir tarif. 





PORTAKALLI KABAK TATLISI

MALZEMELER

750 gr bal kabağı
1 adet portakal
7-8 yemek kaşığı toz şeker
servis için tahin ve ceviz,badem vb. 

YAPILIŞI
Kabakların dış yeşilimsi kısımlarını dikkatlice kesip çıkarın. Dilimleri çok küçük olmayacak ama çok da iri olmayacak şekilde birkaç parçaya bölün. Derin olmayan ama geniş bir tencereye dizin. Üzerine her 100 gr kabağa 1 yemek kaşığı toz şeker olacak şekilde serpin. Şekerin üstüne 1 portakalın 2/3 ünü (yarısından fazlasını) kabuğu ile beraber ince ince bütün olarak dilimleyin. Kalan portakalın suyunu elinizle kabaca tenceredekilerin üzerine sıkın ve kalan kabuğuda tencereye koyun. Kapağını kapatıp kısık ateşte kabakların büyüklüğüne göre çok pişmesine izin vermeden hafifçe yumuşayana dek pişirin. Kısık ateşte ve az portakal suyu ile pişirildiği için su ilave etmeye gerek kalmıyor. Pişen kabakları bir tabağa alıp soğutun ve servis yapmadan önce üzerine tahin gezdirip biraz da ceviz veye badem serpip servis yapın. 



Görsel: Pom-poms

Herkese hayırlı kandiller diliyorum. Yolumuz hep aydınlık,günlerimiz sağlık ve huzur dolu olsun.  




29 Aralık 2013 Pazar

"Geriye Sar..."


Uzun zamandır ortada yokum. Aslında varım da yokum. Ne demek? Çok şükür herşey aynı devam ediyor. Ama ileriye sarılmış gibi; hani eskiden kasetler vardı ya. Sevdiğimiz o şarkıyı bulmak için geri ileri sarar dururduk. Yerini bulana kadar bir ileri bir geri. Kasetin haşatı çıkardı. Yada kalemi o deliğine takıp etrafında döndürürdük. Güya daha pratik. Cd yi bulan adamdan Allah razı olsun. Bas tuşa dinle. hadi bir daha. Tek tuş. Ne alaka? Bu aralar tempom aynı o kalem takılmış ve etrafında dönen kaset misali. Tam "Oh be bitti" diyorum. Biri geri sarıyor herhalde ki hadi bir daha diyoruz. İyiyim. Gün sayıyorum. Sömestre az kaldı. Bugün işi düşünmemek için attım kendimi mutfağa. Planladığım ne varsa; başladım sırayla yapmaya. İkisini fotoğraflayabildim ancak, çünkü akşam oldu ve fotoğraflar iyi çıkmadı. Yeni yıl gecesi gelmeden diğerlerini yayınlamaya çalışırım. Belki hala karar veremeyen varsa o gece ne yapacağına; fikir olur. 
Bu arada belirtmekte fayda görüyorum. Blogda paylaştığım tüm tarifler uzun zamandır yapılan yada en yenisi bile birkaç kez tekrarlanan ve ,etrafımdaki dost,aile ve arkadaşlarım kobay olarak kullanılıp onların yorum ve beğenilerine göre en son şekli yayınlanan tariflerdir. Her yazdığım yazıyı da eğer çok çok acelem yoksa birkaç kez sesli bir şekilde okurum ki, varsa düşük cümleler veya anlam bozukluklarını düzeltebileyim.  Ama yine de gözden kaçırdıklarım olursa "affola". 
Tariflere gelirsek ilki ;adı SPANAKOPİTA. Yani bildiğiniz ISPANAKLI BÖREK. Egenin iki yakasının mutfaklarının ve halklarının kaynaşması gibi tarifler de her iki yaka da uygulanıyor. Ege kıyılarında,tatil bölgelerinde küçük farklılıklarla sık sık yapılıyor. 
Ispanaklı veya otlu börek yaptığımda rahmetli anneannemin sözü aklıma gelir." Ya otlu ya peynirli olur börek". "Otluya peynir koymam ben " derdi. Zaten ot varken biz de peynirli börek de yapılmazdı ya neyse...
Ama bu börek içine koyulan peynirlerle daha da lezzet kazanıyor. Tarifi yazarken ben kendi uyguladığım şeklini de yazacağım ama siz hangi şekliyle isterseniz uygulayın. 

SPANAKOPİTA-ISPANAKLI BÖREK

MALZEMELER

1 kuru soğan( yemeklik doğranmış) 
7-8 taze soğan(ince ince kıyılmış)
500 gr ıspanak(ayıklanıp,yıkanıp,doğranmış)
zeytinyağ
yaklaşık 500 gr baklava yufkası
yarım  avuç içi kadar lor peyniri
1 avuç beyaz peynir ( burada feta peyniri kullanılır ,ben sütaş süzme peynir kullandım.) 

YAPILIŞI

Soğan ve taze soğanı zeytinyağında soteleyin. Ispanağı buharda pişirip veya suda haşlayarak elinizde iyice sıktıktan sonra soğanlara ekleyebilirsiniz. Ama ben daha kokulu olması için çiğ olarak soğanların üzerine ekliyor ve tavada hafif ateşte soteliyorum. Ispanaklar iyice eriyip saldıkları suyu çekene kadar sotelemeye devam edin. Suyunun kalmaması lazım, eğer kalırsa hafifçe süzün. İçine peynirleri ekleyin ve eşit bir şekilde dağılana dek karıştırın. Tuz koyulmaması iyi olur. Çünkü peynirlerin tuzu yeterli geliyor. Bu aşamadan sonra içi dolaba kaldırıp soğutun ve dinlensin. Ben bir gece önceden yapıyorum ki o zaman içi yoğunlaşıyor ve daha lezzetli oluyor. Hem de ertesi güne sadece içi yufkaların arasına sermek kalıyor. 
Şimdi gelelim böreği yapmaya. Ben bir kare borcam kullandım. Önce borcamı yağlayın. Sonra 5 kat yufkayı her katın arasına fırça ile zeytinyağ sürerek üst üste dizin. Yufkaları fotoğrafta göründüğü şekli ile dikdörtgenin kısa kenarı yukarı gelecek şekilde 5 kat dizdim. 5. kat yufkanın üstüne yağ sürmeyin oraya iç konacak. 




Sonra soğumuş olan içi kaşıkla eşit şekilde yufkanın üzerine yayın. 




Ve  üzerine sereceğiniz yufkaları şimdi uzun kenarı yukarı gelecek şekilde serin ve yine aralarına zeytinyağ sürerek üst üste koyun. Üst kısmı 6 kat yapabilirsiniz. En son kenardan taşan parçaları birer birer içeri katlayın. Yine aralarına zeytinyağ sürün. En üstü düzgün olması için bir yufkayı serin ve taşan kısımları bıçakla hafifçe kesin. 





Fırına vermeden önce 1 yumurtayı çırpıp içine az miktarda zeytinyağ ile karıştırıp böreğin en üstüne sürün ve bir bıçakla dilimleri kesin ki fırından çıkınca ayırması kolay olsun. İsterseniz üzerine çörekotu veya susam serpebilirsiniz. Yada tamamen boş olarak da pişirebilirsiniz. 





180 dereceye ısıtılmış fırında üzeri kızarana dek pişirin. Soğuduktan sonra bıçakla kesilmiş yerlerden hafifçe ayırın ve servis kabına alın. 





Ege de zeytinyağı tüm tariflerde kullanılır. Bu börek de en güzel zeytinyağı ile olur. İçine mevsiminde yabani ot da koyabilirsiniz. Farklı bir lezzet oluyor. Yada aynı içi hazır yufka veya yapabiliyorsanız el açması yufka ile gözleme gibi yapabilir ve az yağda tavada pişirebilirsiniz. Annem bu gözlemelerden bol bol yapar aralarına buzdolabı poşeti koyarak dondurur ve biz her gittiğimizde sabah kahvaltısında masaya getiriverir. 





İkinci  lezzet çok basit ama çok güzel. Zaten çikolata varsa kötü olması imkansız gibi. Artık adına ne derseniz. Ben SÜSLÜ ÇİKOLATALAR diyorum onlara. Çünkü çok renkli ve süslüler. 

SÜSLÜ ÇİKOLATALAR

YAPILIŞI

İstediğiniz bir tür çikolatayı (yaklaşık 200 gr)  benmari usulü, pişirmeden eritin. ( Benmari ;Bir kapta suyu kaynatın. Çaydanlığın altı çok uygun bunun için. Üzerine suya değmeyecek şekilde cam bir kase koyun. içine iri doğranmış bitter çikolataları koyun ve arada karıştırarak ama fazla değil krema kıvamına eritin. )Yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye bir kaşıkla çikolataları koyun ve kaşığın tersi ile hafifçe yayın ki ince bir tabaka olsun. Bu aşamadan sonra üzerine istediğiniz malzemeyi ince doğranmış olması şartıyla serpin ve dolaba koyarak dondurun. Malzemeyi doğrama kısmını çikolata erirken yapın ki eriyen çikolatayı tepside fazla bekletmeyin katılaşır ve üzerindekiler yapışmaz. Ben hangi malzemeleri kullandım? Biraz bıçakla badem doğradım,iç çam fıstığını biraz iri kalacak şekilde ama kayısıyı çok ince olacak şekilde doğradım. Birkaç tane küçük kurutulmuş kokulu güllerim vardı. Elimle biraz ufaladım. Bunları hafifçe çikolataların üzerine serpiştirdim. En son çok çok az deniz tuzu serpiştirdim. Çikolatanın olduğu tariflerde acı kırmızı biber ve deniz tuzu kullanabilirsiniz. Tadı daha net ortaya çıkarıyor. İstemezseniz serpmeyebilirsiniz. Ama serperseniz inanın çok çok az serpiliyor. 
Birkaç saat buzdolabında donmasını bekledikten sonra ister jelatinleyip arkadaşlarınıza hediye edin,ister kahvenin yanında ikram edin. Kesinlikle MUHTEŞEMLER. 
Miktarları kendiniz ayarlayabilirsiniz. Ben taze taze yapmak için 200 gr lık paket kullandım ve 7 kaşık kadar  çıktı. Siz farklı malzemeler ekleyebilirsiniz. 

Afiyet Olsun. 














22 Aralık 2013 Pazar

Damla Sakızlı Pişi


Ne çok severiz çoğumuz şu hamur işlerini. Tatlısını,tuzlusunu,fırında yada yağda kızarmışını. Çoğu evde birkaç kez yapılmıştır sanırım pişi. Özellikle kahvaltıda yanına peynir veya biraz bal yada reçelle,bir yudum da çay mutlaka. İşin sağlık kısmına hiç girmiyorum. Yenilmemesi gerekenlerin başına alırlar herhalde pişiyi. Yada basitçe hamur kızartmasını. Bazen hayır için yapılıp dağıtılır. Konu komşu kim varsa,mahallede oynayan çocuklara. Ölmüşlerimize hayır olsun diye. 
Eğer İzmir e ,Aydın a yolunuz düşerse,ve sokakta sıraya girmiş insanlar görürseniz siz de takılın sıranın arkasına. Büyük ihtimalle bir kişi ölmüş yakını için hayır olsun diye lokma döktürüp gelen gidene dağıtıyordur. Bir Fatiha okuyun sizde lokmanızı yerken. Paylaşmanın,yardımlaşmanın,tanımadan iki çift laf edebilmenin keyfine varın. 
Uzuuuun zamandır yiyemememe rağmen geçenlerde zararını bırakıp,dayanamayıp azıcık yaptım. Annem olsa "yeme sakın, Hiçbir faydası yok boş hamur " derdi. Haklı. Ama; hele sıcakken çok güzel. Ben bir de içine 1-2 parça dövülmüş damla sakızı atarım ben. Yerken ferah ve hoş bir aroma verir. Ama sakın daha çok koksun diye sakızı abartmayın. Damla sakızını fazla koyarsanız acılık verir. 
Hatta bazen en son şekil vermeden önce 2 çay kaşığı kadar çörek otunu hamura ilave edip birkez yoğurup sonra kızartırsanız yerken arada ağza helen çörek otları ile de farklı bir lezzet elde edersiniz. O zaman yanına tuzlu kahvaltılıklar daha çok yakışıyor. (Ama o hamura damla sakızı eklemeyin) 





Tarif vermeye gerek var mı bilmiyorum. Mantık aynı ve herkes biliyordur ama ben gene de varsa hiç yapmamış olan ve tesadüfen sayfada gören onlar için kendi uyguladığım tarifi yazayım. 

DAMLA SAKIZLI PİŞİ

MALZEMELER

250 gr un
6 gr maya
3/4 su bardağı süt
çay kaşığının ucu ile tuz ve biraz daha fazla toz şeker
1 parça eğer parça çok küçükse 2 adet dövülmüş damla sakızı. 

Bütün malzemeleri karıştırıp sert olmayan bir hamur elde edin. Mayalanması için üzerini örtüp,ılık bir yerde 1 saat kadar bekletin. Hamurun gazı çıkana kadar yani biraz sönene dek hafifçe yoğurun. Elinizi çok az nemlendirerek ( hamurun yapışmaması için) bezeler şeklinde elinizde şekil vererek kızgın yağda kızartılır. 
Kağıt havlu serilmiş bir tabağa alarak sıcak veya ılık servis yapın. 

Afiyet olsun. 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...