Uzun bir ara oldu biliyorum. Vazgeçtiğimi bile düşünmüş olabilirsiniz. Son yazılarımın arası epey açıktı ve oldukça seyrek yazmaya başlamıştım. Pek tat tuz da yok gibiydi. Şimdi eski postlarımı okudukça aslında ne kadar görünürmüş herşey ama ben bir türlü görememişim diyorum. Neyse demek ki yaşanması gerekiyormuş. Bir süredir artık yazmak istedim ama ne yazsam,nereden başlasam,nasıl söylesem bilemedim. Ama baktım ki vazgeçmek istemiyorum,özlemişim; o zaman yazmalıyım dedim. Çok gizemli oldu değil mi? Bir süredir yoktum evet ama hayatımda yaşadıklarımı,isteklerimi,hayallerimi,yaptıklarım ve yapacaklarımı sorguladığım,asla neden ben demeden ama herşeyin bir nedeni vardır dediğim bir dönem yaşadım. Mart ayının son günlerinde yani son postumdan kısa bir süre sonra sabaha karşı ilk kez geçirdiğim ve aslına bakılırsa ne olduğunu hastanenin acilinde öğrendiğimiz bir epilepsi krizi yaşadım. Nasıl olur,bu yaştan sonra olur mu diye şaşkınlık yaşarken tetkikler ve birkaç gün içerisinde bizi bekleyen asıl şoku öğrendik. Mandalina büyüklüğüne ulaşmış ve 12-13 yıldır benimle var olan bir beyin tümörü. O anda sanki bir robot gibiydik eşim de, ben de. Hastane; sonuçları tabii ki bizden önce almışlar ve beyin cerrahisi doktorları ile görüşmeleri yapıp durumu incelemişler. Bize birşeyler göstermeye ameliyatın nasıl yapılacağını,nedenleri,nasılları izah etmeye çalışıyorlar ama ben sanki orada değilim. Yani bedenim orda ama ben hala o iki kelimeyi kendi kendime tekrarlıyorum. Sonrada beynim daha doğrusu hayal gücüm ameliyat sonrasını ve olabilecekleri ışık hızıyla canlandırmaya başlıyor. Neyse süreç çok hızlı ilerledi ve kriz sonrası yaşadığım şiddetli baş ağrısı için içtiğim bir aspirin nedeni ile 1 hafta sonraya ertelenen ameliyat 9 Nisan da yapıldı ve tümör alındı. Bu arada doktorlarım başından beri tümörün iyi huylu olduğunu ve türünü biliyorlardı. O nedenle içimiz biraz daha rahattı. Sadece ameliyat ve sonrasında herhangi bir olumsuz durumun oluşmamasını umut ediyorduk. Herşey yolunda gitti ve şimdi iyileşme sürecindeyim,sonuçlarım temiz. Kendi işimi yapabiliyorum. Ufak tefek şeylerin dışında pek birşey kalmadı sayılır. Temmuz başındaki mr kontrolünde de herşey normal ve iyi çıkarsa artık geçti diyebilirim kendi kendime.
Bu zor süreçte aslında sadece biz değil bizimle birlikte ailelerimiz,arkadaşlarımız ve yakın dostlarımız da şok yaşadılar. Hatta bu küçük kasabada sadece bir süre bir arada olduğumuz insanlar bile arayıp sordular. İnsan böyle zamanlarda daha da mı duygusal oluyor acaba? Herkes destek olmaya,moral vermeye,yardımcı olmaya çalıştı. Blogdan,facebook veya instagramdan tanıdığım ama hiç yüzyüze gelmediğim ve şahsen tanışmadığım insanların bile desteklerini,geçmiş olsun dileklerini unutamam.
Geride kalan zor dönemimde iyi dilekleriniz ve dualarınızla beni yalnız bırakmadınız. Hayatımın en zor sınavında artık daha iyi olduğumu paylaşmak istedim. En başta ailelerimiz,dostlarımız,sevdiklerimiz,Anadolu Sağlık Merkezi John Hopkins Hastanesi doktorları Ahmet Hilmi Kaya,Arif Topal ve tüm beyin cerrahisi ekibine ve hastane personeline tekrar ve tekrar çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)